Ana Sayfa
Yazılar
Giriş
Üye Ol
Konu 4: İç Asya'da Hayat
İç Asya'da Hayat
İç Asya'da Hayat

SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT

  • Türk toplumunun temelinde OGUŞ (Aile) adı verilen çekirdek aile vardır.

DİKKAT: Çekirdek aile Anne, baba ve çocuklardan oluşur. Bu aile tipi temel geçim kaynağının hayvancılık olması ile ilgilidir. Türklerin yerleşik yaşama geçerek tarımla uğraşmaya başlaması ile birlikte iş gücü ihtiyacı ortaya çıkınca daha geniş aileler ortaya çıkar.

  • Oguşların birleşmesi ile URUG (Sülale), Urugların birleşmesi ile BOY (Soy), Boyların birleşmesi ile BUDUN (Millet), Bodunların birleşmesi ile İL (Devlet) ortaya çıkar. Bu yapıda en önemli birim Boydur. Çünkü Türkler boylar halinde yaşarlar.
  • Bu yaşantının Türkler hem olumlu, hem de olumsuz etkileri olmuştur:

OLUMLU SONUÇ: Devlet yıkılsa bile boy teşkilatı varlığını korur. Böylece yeni bir devlet kurmak nispeten daha kolaydır. Bu sayede:

  1. Yıkılan bir Türk devletinin hemen arkasından yenisi kurulabilmiştir.
  2. Böylece, Türkler tarih sahnesinden hiç silinmemiştir.
  3. Türkler bu özelliği sayesinde teşkilatçı bir millet olarak kabul edilir.

OLUMSUZ SONUÇ: Boyların yarı bağımsız bir karakteri vardır. Bu yapı bazen devleti sıkıntıya sokabilir. Devletin zayıflamasına ya da yıkılmasına neden olabilir.

DİKKAT 1: Boylar halinde yaşantı Türk Devletlerinin federatif özellik göstermesinin bir başka sebebidir.

DİKKAT 2: Orta Asya Türklerinde Feodalite benzeri bir sınıflaşma yoktur. Çünkü Tarım yaygın olmadığı gibi Ülke hanedanın ortak malıdır. Yani Toprakların büyük bölümü devlete aittir. Bu yüzden toprağa sahip bir soylular sınıfı da yoktur.

NOT: Toprak üzerinde özel mülkiyetin yaygın olmayışı Türklerde Özel mülkiyet anlayışının gelişmediği anlamına gelmez.

DİKKAT 3: Tarım yaygın yapılmadığı için tarımda bir işgücüne de ihtiyaç duyulmamıştır. Bu yüzden Türklerde KÖLECİLİK de yapılmamıştır.

 

EKONOMİK HAYAT:

  • Orta Asya Türklerinin başlıca geçim kaynağı hayvancılıktır. Sürüler halinde at, koyun ve keçi besleyen Türkler bunlardan hem beslenmede, hem giyimlerinde, hem de taşınmalarında yararlanmışlardır. Hayvancılığın dışında ihtiyaçları oranında tarıma elverişli alanlarda mevsimsel tarım yaptıkları da görülmüştür.
  • Çin’den başlayan Karadeniz ve Akdeniz’e uzanan “ Tarihi İpek Yolu Türklerin ticari yaşamında önemli etken olduğu gibi dış politikalarında da önemli yer tutmaktaydı. İpek Yolu’na egemen olmak istemeleri Çin ile mücadelelerinde ki en önemli nedenlerin başında gelmekteydi. İpek Yolu’nun kuzeyinden, bu yola paralel olarak uzanan “Kürk Yolu” da ticaret yaşamlarında önemli yer tutmaktaydı.

NOT: İpek ve Kürk Yolu ile ilgili ayrıntılı bilgi için bakınız: ORTA ÇAĞDA EKONOMİ

DİN VE İNANIŞ

Orta Asya Türkleri arasındaki en yaygın din GÖKTANRI dinidir. İslamiyet ile pek çok benzerlik taşıyan bu dine göre:

  • Yerleri ve göğü yaratan tek bir Tanrı (Göktanrı) vardır. Yani Monoteist bir dindir.
  • Ahiret inancı vardır. Hayatında iyilikler yapan göğün yedi kat üzerine yani UÇMAĞA (Cennet) varır. Kötülükler yapan ise yerin yedi kat altına TAMU’ya (Cehennem) varır.

DİKKAT : Orta Asya Türklerinde görülen;

  • Ölülerini Kurgan denilen oda biçimli mezarlara gömmeleri
  • Ölen kişinin Eşyalarıyla birlikte gömülmesi
  • Daha eski devirlerde Ölen kişinin atı ile birilikte gömülmesi
  • Mezarların başına hayattayken öldürdüğü düşmanları simgeleyen BALBAL denilen heykelciklerin dikilmesi

AHİRET İNANCININ VARLIĞINI KANITLAR.

  • Türkler ölülerini YUĞ denilen cenaze törenleri ve SAGU denilen ağıtlarla defnederlerdi.

Temel Göktanrı dini olmakla birlikte bu dinin içine yerleşmiş bazı inanış biçimleri vardır. Bunlar :

 

  • Şamanizm :

 

  • Türkler ruhlar alemi ile bağlantı kurarak hastalıkları iyileştirdiğine inandıkları ŞAMAN (KAM ya da BAKSI) denilen din adamlarına saygı duymuşlardır.
  • Atalar kültü : Türkler atalarının ruhunun kendilerini izlediğine inanmış, onlara layık olmaya çalışmışlardır.

NOT : Bu inanıştan dolayı Türklerde mezarlıklara yapılan saldırı büyük saygısızlıktır ve savaş sebebidir.

  • Tabiat Kuvvetlerine inanma : Türkler tabiattaki bazı varlıkların (Dağ, Su, v.s) kutsal olduklarına inanmışlardır.

DİKKAT 1: Türkler, tarih boyunca çok geniş alanlara yayıldıklarından, Türkler arasında bir çok farklı din yayılmıştır.

 

YAZI, DİL VE EDEBİYAT

  • Orta Asya Türklerinin Konar-Göçer yaşantıları Sözlü edebiyatın yazılı edebiyattan daha önce gelişmesine neden olmuştur.
  • Orta Asya Türklerinde Koşuk (koşma), Sagu (Ağıt), Sav (Atasözü) ve Destan gibi sözlü edebiyat ürünleri gelişmiştir. Türk edebiyatının en önemli örnekleri ise destanlardır. bunlar;

DESTANIN ADI

TÜRK TOPLULUĞU

ALP ER TUNGA DESTANI İSKİTLER ( SAKALAR )
ŞU DESTANI İSKİTLER ( SAKALAR )
OĞUZ KAĞAN DESTANI ASYA HUNLARI
ERGENEKON DESTANI KÖKTÜRKLER
BOZKURT DESTANI KÖKTÜRKLER
TÜREYİŞ DESTANI UYGURLAR
GÖÇ DESTANI UYGURLAR
MANAS DESTANI KIRGIZLAR

 

  • Türk tarihinin ilk yazılı kaynakları ise; 6. Yüzyıla ait Yenisey Kitabeleri ile 8. Yüzyıla ait Köktürk kitabeleri'dir.
  • Türklerin tarih boyunca kullandıkları Alfabeler ise:
  • Köktürk alfabesi (Milli Alfabemiz)
  • Uygur alfabesi (Milli Alfabemiz)
  • Kiril alfabesi
  • Arap alfabesi
  • Latin alfabesi

BİLİM VE SANAT

Orta Asya Türklerinin yaşam tarzları tüm hayatlarını etkilediği gibi bilim ve sanatlarını da etkilemiştir.

Türkler arasında,

  • Dokumacılık (Pazırık kurganında bulunan, Hunlara ait halının dünyası en eski halısı olduğu ileri sürüyor.)
  • Maden işletmeciliği (Kazakistan'da Alma-Ata Esik Kurganı'nda çıkan ve Hunlara ait olduğu ileri sürülen “altın elbiseli adam zırhı”),
  • Dericilikte de büyük ilerlemeler olduğu görülmüştür.
  • Astronomi'ye büyük ilgi duymuşlar bunun sonucu “Güneş Yılı” esasına dayalı “On iki Hayvanlı Takvimi” kullanmışlardır.
  • Orta Asya Türklerinin çoğunluğu göçebe biçiminde yaşadıklarından tapınaklar, saraylar ve kaleler gibi mimari eserler yapmamışlar daha çok taşınabilir nitelikte otağ, ipek halılar, at eyerleri, koşum takımları vb eserler yapmışlardır.

  • Otağ adı verilen keçeden yaptıkları çadırları oldukça ünlüdür. Yaptıkları eserleri pars, kaplan, kurt ve geyik gibi hayvan figürleri ile süsledikleri görülmüştür. Bu süsleme tarzına “Hayvan Üslubu” adı verilmiştir.