Ana Sayfa
Yazılar
Giriş
Üye Ol
Laiklik İlkesi
  • Mustafa Kemal Atatürk, askerlik yılları boyunca Osmanlı ülkesini baştan başa dolaşmış, çok değerli tecrübeler edinmişti. Ülkenin geri kalmasının en büyük sebebinin her türlü özgür düşünceyi boyunduruk altına alına bağnazlık ve dini taassup olduğunu görmüştü.
  • Bu yüzden Kurtuluş Savaşını kazanınca ikinci savaşını bu düşünceye karşı açtı.
  • Laiklik, Atatürk’ün en çok önem verdiği ilkelerinden birisidir. Her türlü siyasi tartışmanın dışında tutulması gerektiğini belirtmiştir.
  • Atatürk’ün mücadele ettikleri dindar insanlar ya da İslam dini değildir. O, İslamiyet’i birer rant kapısı haline getirmiş, din simsarları, bağnazlar ve yobazlara karşı savaş açmıştır.

Nedir Laiklik?

  • Laiklik Din ve Devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Yani devletin din kurallarına göre yönetilmemesi demektir. Bu da kurumsal bir varlık olan devletin dinsiz olması anlamına gelir.

DİKKAT: Şu hassas noktaya lütfen dikkat edelim. Laiklik insanların dinsiz olmasını amaçlamaz. Devletin dinsiz olmasını amaçlar. Tam tersine laiklik insanların inançlarına saygı göstererek, güvence altına alan bir sistem öngörür.

  • Laiklik aynı zamanda Din ve Vicdan hürriyetidir. Laik bir devlet içerisinde insanlar istediklerine inanırlar, istedikleri gibi düşünürler.
  • Son olarak, laiklik her türlü araştırma ve bilimi yok sayan dogmatik düşüncenin yerine aklı ve bilimi koymaktır.

Laiklik ilkesini bütünleyen ilkeler

  • Akılcı ve Bilimsel düşünce, İNKILÂPÇILIK ilkesi ile ortak noktadır. Bu yönüyle İnkılâpçılık ilkesi, laikliği bütünler. Böyle bir soru ile karşılaşırsak önce cevabımız İnkılâpçılık olmalıdır. Seçenekler arasında İnkılâpçılık yoksa laikliği seçebiliriz.
  • Laik devlet yönetiminde dinin, dini temsil eden kişi ya da grupların herhangi bir etkisi olmaz. Yani devleti yönetenler güçlerini sadece milletten alırlar. Laiklik, bu yönüyle de CUMHURİYETÇİLİK ilkesi tarafından bütünlenir.
  • Laik bir devlet ve toplum düzeninde dini temsil eden kişilerin hiçbir ayrıcalığı yoktur. Laiklik bu yönüyle de HALKÇILIK ilkesi ile bütünleşir.
  • Laiklik, millet bilincinin kuvvetlenmesini sağlar. Bu yönüyle de MİLLİYETÇİLİK ilkesi ile bütünleşir.

 

Sorularda karşımıza çıkan şu kavramlar bize laiklik ilkesini verebilir:

  • Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması,
  • Düşünce ve vicdan özgürlüğü,
  • Akılcı ve bilimsel düşünce

 

Laikliği gerçekleştirmek için atılan adımlar:

  • 1 Kasım 1922’de Saltanat’ın kaldırılması
  • 3 Mart 1924’te Halifeliğin kaldırılması
  • 3 Mart 1924’te Şeriye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması
  • 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu
  • 1925’te Tevhid-i Tedrisat Kanununa bağlı olarak medreselerin kapatılması
  • 1925’te Tekke ve Zaviyelerin kapatılması
  • 1925’te Kılık-kıyafet düzenlemesi
  • 1926’da Türk Medeni Kanununun kabulü
  • 1928’de Anayasa’dan “Devletin dini İslam’dır.” İfadesinin çıkarılması
  • 1937’de Laiklik ilkesinin Anayasaya girmesi