Ana Sayfa
Yazılar
Giriş
Üye Ol
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)

Saltanat'ın Kaldırılmasının Sebepleri:

  • Saltanat, Sultanlık demektir. Yani Padişahlık. Mutlak Monarşinin bizdeki adıdır. Mutlak Monarşi ise yönetimde, tek kişinin ya da ailenin olduğu yönetim şeklidir.
  • Mustafa Kemal, Amasya genelgesinden itibaren ulus egemenliğine dayanan bir devlet kurmayı amaçlıyordu. TBMM'nin açılışı ile birlikte ulus egemenliğe fiilen gerçekleşmiş oldu.
  • İstanbul Hükümeti’nin ve padişahın varlığına rağmen temeli milli egemenlik olan yeni bir devlet kurulmuştu, ancak ulusal bağımsızlık savaşı devam ettiği için ve kamuoyu henüz böyle bir yönetim değişikliğine hazır olmadığı için saltanat kaldırılmamıştı.
  • TBMM, mücadelesini hem işgalcilere hem de saltanata karşı verdi. Büyük Taarruz’la birlikte padişahın işbirliği yaptığı işgalci güçlere karşı kesin bir zafer kazanılmıştır. Şimdi Türkiye’nin bağımsızlığını sağlamak amacıyla barış antlaşması imzalanacaktır.

DİKKAT: Bu konudaki en güzel açıklamayı mecliste Saltanatın kaldırılması ile ilgili yoğun tartışmaların olduğu bir sırada Mustafa Kemal yapar:

"Egemenlik ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye; görüşme ile verilmez. Egemenlik, saltanat, kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk Milleti’nin egemenlik ve saltanatına el koymuşlardı; Türk Milleti, egemenlik ve saltanatını, isyan ederek kendi eline açıkça almış bulunuyor. Bu, zaten olmuştur. Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti haline gelmiş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, mutlaka olacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes meseleyi böyle görürse, fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek gerektiği şekilde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.”

Saltanat'ın kaldırılmasını hızlandıran olay;

  • İtilaf Devletleri barış görüşmelerinin yapılacağı Lozan Konferansı’na Osmanlı Devleti’nin de temsilci göndermesini istediler. Amaçları iki hükümet arasında görüş ayrılığı çıkarmaktı.
  • TBMM bu çağrıya sert tepki gösterdi. Türkiye’de artık padişaha ve saltanata yer verilemezdi. İstanbul Hükümeti’nin Lozan’a katılma isteği saltanatın kaldırma sürecini hızlandırdı ve kolaylaştırdı.
  • TBMM, 1 Kasım 1922’de çıkardığı yasa ile önce saltanat ve hilafeti ayırdı. Aynı gün bir yasa ile saltanatı kaldırdı.

DİKKAT: Saltanatın kaldırılması Cumhuriyet'in ilanından önceki tek İNKILÂPTIR.

DİKKAT: Saltanatın kaldırılması, I. TBMM tarafından gerçekleştirilen tek İNKILÂPTIR.

Saltanat'ın kaldırılmasının Sonuçları:

  • Saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı Devleti resmen sona erdi.

DİKKAT: İstanbul'un resmen işgali ile fiilen sona ermiştir. Mudanya Ateşkes Antlaşması ile hukuken sona ermiştir. Saltanatın kaldırılması ile resmen sona ermiştir.

  • Bütün yetkiler TBMM’de toplandı. Cumhuriyete giden yol açılmış oldu.
  • Saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı Devleti'nin Lozan’a gitmesi ve İtilaf devletlerinin görüş ayrılığı yaratma çabası engellenmiş oldu.
  • Saltanatın kaldırılmasıyla devlet düzeninin birleştirilmesi yolunda önemli bir adım atılmış oldu. 

DİKKAT: TBMM'nin 23 Nisan 1920'de açılışından beri ikili bir yönetim ve bu iki yönetim arasında bir iktidar mücadelesi vardır. Bir tarafta İstanbul'da ki Osmanlı hükümeti, diğer tarafta Ankara'da ki TBMM hükümeti.

  • Saltanatın kaldırılmasına rağmen adı konmuş bir devlet olmadığı için devlet başkanı ve devlet rejimi sorunları ortaya çıkmıştır.

NOT: TBMM saltanatı kaldırmasına rağmen kamuoyundan fazla tepki çekmemek için halifeliği kaldırmadı. Ancak eski padişah Vahdeddin halife sıfatıyla İngiltere’ye sığınınca İngiltere’nin Halifeliği kendi çıkarlarına göre kullanmaması için TBMM, Osmanlı soyundan gelen Abdülmecit Efendi’yi halife ilan etti.

DİKKAT:

  • Saltanatın kaldırılması, milli egemenlik yolunda atılmış en önemli adımlardan birisidir. Bu yüzden, Atatürk ilkelerinden önce Cumhuriyetçilik ilkesi ile ilgilidir.
  • Diğer yandan Saltanat ve Halifelik birbirinden ayrıldığı ve Halifenin siyasi yetkileri elinden alındığı için ikinci dereceden Laiklik ilkesi ile de ilgisi vardır.