Ana Sayfa
Yazılar
Giriş
Üye Ol
Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1925)
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1925)
  • Mustafa Kemal’in eski silah arkadaşları olan Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy ve Refet Bele ve Adnan Adıvar tarafından, Mustafa Kemal'e muhalefet  amacıyla kurulmuştur.
  • Partinin genel başkanı Kazım Karabekir’dir.
  • Partinin kurulmasında Mustafa Kemal’in arkadaşlarıyla olan görüş ayrılıkları etkili olmuştur. Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra başlayan köklü İnkılâplar konusunda görüş ayrılığı yaşamışlardır.
  • Bu görüş ayrılığını Rauf Orbay’ın bir açıklaması yeterince anlatır: “Benim babam Padişahın ekmeği ile büyüdü. Ben de Padişahın ekmeği ile büyüdüm. Ben nankör değilim.”
  • İlginç olan ise partinin isminin Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası olmasıdır. Yani ilerici Cumhuriyet Partisi
  • Parti, ekonomi konusunda Serbest (Liberal) ekonomiyi savunmuştur.
  • 1924’te halifeliğin kaldırılması ile birlikte ülkede ‘din elden gidiyor’ tartışmalarının olduğu bir dönemde açılan parti, programına “parti dini inançlara saygılıdır.” İbaresini koymuştur. Ayrıca ilk şubesini Urfa’da açmıştır.

BU DURUM; partinin laiklik ilkesinden yoksun olduğunun göstergesidir.

NOT: Partinin açılış sürecinde TBMM, çıkardığı bir kanunla askere siyaset yasağı getirdi.

Böylece;

  • Ordunun siyasete bulaşması engellenmiş oldu. (Cumhuriyetçilik)

  • Muhaliflerin arkasındaki ordu gücünü ellerinden almış oldu.

 

ŞEYH SAİT İSYANI

Nedenleri

  • Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın açılmasıyla gerilen siyasi ortam.
  • Halifeliğin kaldırılmasından itibaren başlayan "Din elden gidiyor." propagandası.
  • İngiltere'nin, Musul nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine gönderdiği ajanlar.

NOT: Şeyh Sait, yakalandıktan sonra bunu mahkemede itiraf etmiştir. Ona isyanını destekleyeceklerini ve bölgede bağımsız bir Kürt devleti kuracaklarını söylemişlerdi.

 

İsyan:

  • Piran köyünde başlayan isyan, bölgedeki bazı aşiretlerin de katılımıyla kısa sürede büyüdü.
  • Fethi Okyar başbakanlığında ki hükümet, ciddi tedbirler almakta gecikince Güneydoğu Anadolu'nun büyük kısmına yayıldı.
  • Fethi Okyar hükümeti istifa etti. Yerine İsmet İnönü başbakan oldu.
  • Meclis'te TAKRİR-i SÜKÛN Kanunu kabul edildi.
  • Bu kanun, İsyanı bastırmak için hükümete sert tedbirler alma yetkisi veriyordu.
  • Bölgeye ordu birlikleri sevk edildi. İsyancılar çember içine alınarak, isyan bastırıldı.
  • Şeyh Sait yakalandı. Beraberindeki 46 kişi ile birlikte çıkarıldıkları İSTİKLAL MAHKEMESİNDE idama mahkûm edildiler.

DİKKAT: Şeyh Said İsyanı, demokrasi tarihimizin ikinci; (Birincisi 31 Mart vakası) Cumhuriyet tarihimizin ilk gerici nitelikli isyanıdır.

 

Şeyh Sait İsyanının Sonuçları

  • Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, siyasi ortamı “Din elden gidiyor.” Tartışmaları ile için gerdiği için. Böylece İsyanın çıkmasında ki rolü nedeniyle Takrir-i Sükûn Kanunu’na dayanılarak mevcut hükümet tarafından kapatılmıştır.

  • Bu isyan sonrasında Tekke ve Zaviyeler kapatılır. Mustafa Kemal ünlü konuşmalarından birini bu isyan sebebiyle yapmıştır: "Efendiler ve Ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz."
  • Şeyh Said İsyanı sebebiyle Türkiye Musul’a saldırıp ele geçirme fırsatını kaçırdı. Bu sebeple 1926’da Ankara Antlaşması imzalandı.

Bu antlaşmaya göre,

  • Musul Irak’a ait olacak.
  • Musul bölgesinden elde edilen petrolün %10’u 25 yıl boyunca Türkiye’ye verilecek.

 SONUÇ OLARAK:

  • Türkiye'nin çok partili yaşama geçmesi için erken olduğu,
  • Bunun için gereken siyasi olgunluğa henüz ulaşamadığı anlaşılmıştır.
  • Böylece ilk çok partili hayata geçiş denememiz başarısızlıkla sonuçlanmıştır.