Ana Sayfa
Yazılar
Giriş
Üye Ol
Konu 6: Son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misak-ı Milli
Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin Açılışı ve Misak-ı Milli kararları
Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin Açılışı ve Misak-ı Milli kararları

DİKKAT:

  • Mustafa Kemal, Mebusan Meclisi'nin İstanbul'da toplanmaması gerektiğini, burada İtlaf devletlerinin baskısı altında rahat çalışamayacağını söylemişse de İstanbul Hükümeti onu dinlememiştir.
  • Bunun Üzerine kendisi de Erzurum'dan mebus seçilmesine rağmen İstanbul'a gitmemeye karar vermiştir.

Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nin Açılması (12 Ocak 1920)

  • Yurt genelinde yapılan seçimleri büyük oranda Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin adayları kazanmıştır.
  • Mustafa Kemal, bu vekilleri İstanbul'a gitmeden önce Ankara'ya çağırarak onlardan bazı isteklerde bulunmuştur. 

Bu istekler:

  • Osmanlı Mebusan Meclisi başkanı beni yapın

Amacı; Meclis kapatılacak olursa bu sıfatla başka bir yerde tekrar toplayabilmek.

  • Mecliste, Müdafaa-i Hukuk adında bir grup kurun

Amacı; İstanbul Hükümeti ve İtilaf devletlerine meclis grubunun adı ile mesaj vermek. Ayrıca mebusların, bu meclis grubu çatısı altında birlikte çalışmalarını sağlamak.

  • Erzurum ve Sivas Kongrelerinin kararlarını kabul edin

Amacı; Erzurum ve Sivas Kongrelerine resmiyet kazandırmak

Mebusan Meclisi çatısı altında toplanan vekiller;

  • Mustafa Kemal'i başkan seçmediler. Onun yerine en yaşlı üye olarak Celaleddin Arif Bey seçilmiştir.
  • Mecliste Müdafaa-i Hukuk adında da bir grup'ta kurulmadı. Onun yerine Felah-ı Vatan grubunu kurdular.

PEKİ NEDEN SÖZLERİNDE DURMADILAR: Bunun cevabını Atatürk'ten öğrenelim: " Sözlerinde durmayan bu efendiler. Korkak idiler, Aciz idiler. Çünkü nazik davranarak büyük gayelere ulaşabileceklerini sanıyorlardı." Bu vekillerin vatanseverlikleri ortadadır. Misak-ı Milli'yi kabul etmişlerdir. Ancak İtilaf devletlerini kızdırmadan meclis çatısı altında memleket için çalışabileceklerini düşünmüşlerdir.

  • Ancak en önemli isteğini yerine getirdiler. Yani Erzurum ve Sivas Kararları Mebusan Meclisinde yasalaştırıldı. Biz ona "MİSAK-I MİLLİ" diyoruz.

 

Misak-ı Milli (Milli Yemin) (28 Ocak 1920) (Milli yemin, Milli ant)

  • Osmanlı Devleti’nin, Mondros Ateşkes Antlaşması işgali altında olmayan topraklar bizimdir, bölünemez. (Bu aynı zamanda Osmanlı topraklarında Türklerin çoğunlukta olduğu yerler bizimdir anlamına gelir.)
  • Osmanlı topraklarından Arapların çoğunlukta yaşadığı yerlerde bölge halkının oyuna başvurulabilir.
  • Batı Trakya’da bölge halkının oyuna başvurulabilir.
  • Evliye-i Selase’de (Kars, Ardahan, Batum) bölge halkının oyuna başvurulabilir.
  • Boğazların kontrolü bizde kalmak şartıyla dünya ticaretine açılacaktır.
  • Milli ve ekonomik bağımsızlığımızı engelleyen kapitülasyonlar kaldırılacaktır.
  • Azınlıklara verilecek haklar komşu ülkelerdeki Müslümanlara verilecek haklarla aynı olacaktır.

ÖNEMİ: Erzurum ve Sivas Kongresi’nde alınan kararlar böylece Osmanlı Devleti tarafından kabul edildi.

ÖNEMİ: Bu yüzden Kurtuluş Savaşının kesin Programı niteliğindedir.

ÖNEMİ: Misak-ı Milli kararları Kurtuluş Savaşı’nın hedeflerini belirlemiştir.

DİKKAT: Misak-ı Milli'nin Erzurum ve Sivas kongrelerinden en büyük farkı; yani Erzurum ve Sivas'ta olup Misak-ı Milli'de olamayan şey MİLLİ EGEMENLİK ilkesidir.

SONUÇ:

  • İtilaf devletleri önce Misakı Milli’yi iptal ettirmeye çalışmış başaramayınca da
  • 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal etmiştir.

DİKKAT: İstanbul'un resmen işgali ile Osmanlı Devleti'nin fiilen sona erdiği kabul edilmektedir.

DİKKAT: İstanbul'u resmen işgal eden İtilaf Devletleri, işbirlikçi ve milli mücadele düşmanı Damat Ferit'i yeniden Başbakanlığa getirmiştir.

  • Osmanlı Mebusan Meclisi dağıtılmış mebusların bir kısmı yakalanmış, yakalanmayanlar ise Anadolu’ya geçmiştir.
  • Bu olay Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açabilmek için Mustafa Kemal’e gereken ortamı hazırlamıştır.